"reviled" in Turkish
Definition
Birçok kişi tarafından alenen şiddetli şekilde eleştirilen veya nefret edilen kişi ya da şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle edebi veya resmi dilde geçer; günlük konuşmada nadir kullanılır. 'reviled figure' gibi ifadelerle sıkça görülür.
Examples
The unpopular law was reviled by many citizens.
Popüler olmayan yasa pek çok vatandaş tarafından **yerildi**.
The dictator was reviled throughout the world.
Diktatör dünyanın her yerinde **nefret edilen** biri haline geldi.
He felt hurt by how reviled he was on social media.
Sosyal medyada bu kadar **yerilen** olmak ona çok dokundu.
The CEO became one of the most reviled people in the industry after the scandal.
Skandalın ardından CEO, sektördeki en çok **nefret edilen** kişilerden biri oldu.
Despite being reviled in her hometown, she found acceptance elsewhere.
Kendi memleketinde **yerilmesine** rağmen, başka bir yerde kabul gördü.
You can’t please everyone—some will admire you, others might have you reviled.
Herkesi memnun edemezsin—bazıları seni takdir eder, bazıları ise seni **yerer**.