"restrictive" in Turkish
Definition
Özgürlüğü kısıtlayan veya kuralları daha sıkı hale getiren bir durumdur, genellikle sınırlar ya da şartlar koyar.
Usage Notes (Turkish)
'Restrictive' daha çok resmi ifadelerde kullanılır. 'restrictive laws', 'restrictive diet', veya 'restrictive policy' gibi kalıplarda yaygındır. Kontrol veya sınır koyma anlamı taşır, 'permissive' kelimesiyle zıttır.
Examples
This school has restrictive rules about uniforms.
Bu okulun üniformalarla ilgili oldukça **sınırlayıcı** kuralları var.
A restrictive diet can be hard to follow.
**Sınırlayıcı** bir diyet uygulamak zor olabilir.
The new law is very restrictive for businesses.
Yeni yasa, işletmeler için çok **sınırlayıcı**.
Some countries have restrictive visa policies that make it tough to visit.
Bazı ülkelerin **sınırlayıcı** vize politikaları ziyaret etmeyi zorlaştırıyor.
That contract is way too restrictive—you should ask for more freedom.
Bu sözleşme fazlasıyla **sınırlayıcı**—daha fazla özgürlük talep etmelisin.
Living with such restrictive parents isn't easy for teenagers.
Böylesine **sınırlayıcı** ebeveynlerle yaşamak gençler için kolay değil.