"restrain from" in Turkish
Definition
Bir şeyi yapmayı istemene rağmen kasıtlı olarak kendini durdurmak veya engellemek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ya da yazılı dilde kullanılır. 'Kendini tutmak' veya 'kendini engellemek' şeklinde yaygındır. Yoğun bir çaba ile kendini engelleme anlamına gelir.
Examples
She had to restrain from laughing during the meeting.
Toplantı sırasında **gülmekten kendini tutmak** zorunda kaldı.
I try to restrain from eating too much sugar.
Çok fazla şeker yemekten **kendimi tutmaya** çalışıyorum.
Please restrain from touching the artwork.
Lütfen sanat eserlerine dokunmaktan **kendinizi tutunuz**.
He could barely restrain from shouting at the referee.
Hakeme bağırmaktan kendini **zor tutabildi**.
It's hard to restrain from checking my phone every few minutes.
Her birkaç dakikada bir telefonumu kontrol etmekten **kendimi tutmak** zor.
She managed to restrain from sending a rude message.
O, kaba bir mesaj göndermekten **kendini engelledi**.