"resorted" in Turkish
Definition
Başka seçenek kalmadığında, bir şeyi son çare olarak yapmak veya kullanmak anlamına gelir. Genellikle mecburen başvurulur.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla 'to' ile ve bir eylemle birlikte ('resorted to violence' gibi) kullanılır. İsteksiz veya başka çare kalmadığını gösterir. Resmî ve yazılı dilde tercih edilir.
Examples
He resorted to asking for help when he couldn't solve the problem.
Sorunu çözemeyince **başvurmak zorunda kaldı** yardım istemeye.
She resorted to using her credit card to pay the bills.
Faturaları ödemek için **başvurmak zorunda kaldı** kredi kartı kullanmaya.
The company resorted to layoffs during the crisis.
Krize sırasında şirket **son çare olarak yaptı** işten çıkarmaları.
When talks broke down, they resorted to threats to get what they wanted.
Görüşmeler bozulunca istediklerini almak için **başvurmak zorunda kaldılar** tehditlere.
Frustrated with the slow service, we finally resorted to making a complaint.
Yavaş hizmetten bıkınca sonunda **başvurmak zorunda kaldık** şikayet etmeye.
Out of options, she resorted to borrowing money from her friends.
Seçenekler tükendiğinde, arkadaşlarından borç almak zorunda **kaldı**.