"residual" in Turkish
Definition
Bir şeyin çoğu kullanıldıktan veya çıkarıldıktan sonra arta kalan, geride kalan kısmı ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle teknik, bilimsel veya resmî alanlarda kullanılır. 'residual value', 'residual effects' gibi tamlamalarda sıkça görülür. Ana işlemden sonra kalan parçayı belirtir.
Examples
There is residual water in the glass after you pour it out.
Suyu boşalttıktan sonra bardakta **artık** su kalır.
The residual paint dried on the brush.
Fırçada kalan **artık** boya kurudu.
The medicine can have residual effects.
İlacın **artık** etkileri olabilir.
Even after cleaning, there's often a residual smell in the kitchen.
Temizlikten sonra bile mutfakta genellikle **artık** koku kalır.
She was worried about the residual risks after the surgery.
Ameliyattan sonra **artık** risklerden endişeliydi.
The accountant explained the residual value of the old equipment.
Muhasebeci eski ekipmanın **artık** değerini açıkladı.