Herhangi bir kelime yazın!

"reserve" in Turkish

rezerve etmekayırmakyedek

Definition

Bir şeyi başkaları kullanamasın diye belirli biri, bir amaç veya bir zaman için ayırmak ya da önceden yer, masa gibi şeyleri ayırtmak. İsim olarak ayrıca fazladan tutulmuş bir stok veya içinde tutmalı bir davranış anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle restoran, otel, bilet gibi şeyler için kullanılır (‘reserve a table/room/seat’). Seyahatte daha çok ‘book’ tercih edilir, ‘reserve’ ise daha resmidir. İsminin yanında sıkça ‘in reserve’ ve ‘without reserve’ kalıpları da geçer.

Examples

I want to reserve a table for two tonight.

Bu akşam iki kişilik bir masa **rezerve etmek** istiyorum.

These seats are reserved for guests.

Bu koltuklar misafirler için **rezerve edilmiştir**.

We keep some money in reserve for emergencies.

Acil durumlar için biraz para **yedekte** tutarız.

Did you reserve the room, or should I call them now?

Odayı **rezerve ettin mi**, yoksa şimdi onları arayayım mı?

She sounds quiet at first, but it's just reserve.

Başta sessiz görünüyor ama bu sadece onun **içine kapanıklığı**.

Let's not use our last bottle yet—we should keep it in reserve.

Son şişemizi hemen kullanmayalım—onu **yedekte** tutalım.