"resentment" in Turkish
Definition
Haksızlığa uğradığını ya da hak ettiğini alamadığını düşündüğünde içte biriken kırgınlık ve kızgınlık hissi.
Usage Notes (Turkish)
Geçici öfke yerine daha derin ve kalıcı bir olumsuz duygudur. Genellikle 'birine karşı' anlamında 'resentment toward/against' ile kullanılır.
Examples
He felt resentment toward his coworker who got the promotion.
Terfi alan iş arkadaşına karşı **gücenme** hissetti.
Resentment can harm relationships between friends.
**Gücenme**, arkadaşlık ilişkilerine zarar verebilir.
She showed no resentment after losing the game.
Kaybettikten sonra hiçbir **gücenme** göstermedi.
Years of feeling ignored led to deep resentment.
Yıllarca görmezden gelinmek derin bir **gücenmeye** yol açtı.
He hides his resentment behind a smile.
**Gücenmesini** bir gülümsemeyle saklıyor.
There's a lot of resentment in the team after the changes.
Yapılan değişikliklerden sonra ekipte çok fazla **gücenme** var.