"resentful" in Turkish
Definition
Haksızlığa uğradığını düşündüğü veya başkasının sahip olduklarına özendiği için içten içe kızgınlık ya da kırgınlık duyma hali. Genellikle uzun süren bir duygudur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kısa süreli değil; uzun süren bir duyguyu anlatır. 'feel resentful about', 'be resentful of' gibi kalıplarla sık kullanılır ve olumsuz hissi devam ettirmeyi ima eder.
Examples
He felt resentful after they ignored his ideas.
Fikirleri görmezden gelindiğinde kendini **gücenmiş** hissetti.
She grew resentful of her younger sister’s success.
Küçük kız kardeşinin başarısından giderek daha fazla **kırgın** oldu.
Why are you so resentful towards your classmates?
Sınıf arkadaşlarına neden bu kadar **içerlemiş** davranıyorsun?
She’s still resentful about being passed over for the promotion.
Terfi şansını kaçırdığı için hâlâ **gücenmiş** durumda.
Don’t get resentful just because things didn’t go your way.
Her şey istediğin gibi gitmedi diye **gücenmiş** olma.
Over time, he became more and more resentful of their criticism.
Zamanla, onların eleştirilerine karşı daha da **içerlemiş** oldu.