"reprobate" in Turkish
Definition
Ahlaki açıdan yanlış, kötü veya prensipsiz davranan kişiye denir; değişmeye yanaşmayan ya da umutsuz vakalar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, eskiye özgü ve mizahi bir dille eleştirmek için kullanılır. Günlük konuşmada nadirdir; genellikle esprili şekilde veya 'sempatik serseri' gibi durumlarda geçer.
Examples
The story is about a reprobate who learns to change his ways.
Hikaye, yollarını değiştirmeyi öğrenen bir **ahlaksız** hakkındadır.
No one trusted the reprobate in the village.
Köyde kimse o **ahlaksız**a güvenmiyordu.
He acted like a true reprobate, ignoring the rules.
Kuralları hiçe sayarak tam bir **ahlaksız** gibi davrandı.
Jake's always such a reprobate at parties, but everyone still likes him.
Jake partilerde hep bir **ahlaksız** gibi ama herkes onu yine de seviyor.
You can't take that old reprobate seriously, he's just joking around.
O yaşlı **ahlaksız**ı ciddiye almana gerek yok, o sadece şaka yapıyor.
She called him a reprobate, but with a smile on her face.
Ona ona **ahlaksız** dedi ama gülümseyerek.