"repossess" in Turkish
Definition
Bir kişi ödemelerini yapmazsa, banka veya kurumun araba ya da evi geri alması.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bankalar ve yasal işlemlerde geçer; 'repossess a car' gibi kullanılır. Gündelik hayattaki 'geri almak' anlamında değildir.
Examples
The bank will repossess the car if you do not pay the loan.
Krediyi ödemezseniz, banka arabayı **geri alır**.
They had to repossess the house because the owner stopped making payments.
Ev sahibi ödemeleri bırakınca, evi **geri almak** zorunda kaldılar.
If you miss three payments, they might repossess your furniture.
Üç ödeme kaçırırsanız, mobilyalarınızı **haczedebilirler**.
They sent a letter saying they're going to repossess my car next week.
Gelecek hafta arabamı **geri alacaklarını** belirten bir mektup gönderdiler.
After losing his job, he worried the bank would repossess his home.
İşini kaybettikten sonra bankanın evini **geri alacağından** endişeliydi.
"If you're behind on payments, they could repossess almost anything," she warned.
"Ödemelerde gecikirsen neredeyse her şeyi **geri alabilirler**," diye uyardı.