"reliving" in Turkish
Definition
Geçmişteki bir olayı ya da anı zihninde tekrar yaşamak, sanki o an yeniden oluyormuş gibi hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
Duygusal veya önemli anılar için kullanılır. 'Reliving the moment', 'reliving a traumatic event' gibi kalıplarda geçer. Gerçekte değil, zihinde tekrar yaşanır.
Examples
She kept reliving the day she won the award.
Ödülü aldığı günü sürekli olarak **yeniden yaşıyordu**.
After the accident, he was reliving the moment again and again.
Kaza sonrası o anı defalarca **yeniden yaşıyordu**.
Are you reliving your childhood during this trip?
Bu yolculukta çocukluğunu **yeniden mi yaşıyorsun**?
Every time she told the story, it felt like she was reliving it.
Her hikayeyi anlattığında, sanki onu tekrar **yeniden yaşıyor** gibiydi.
He avoids talking about the war because he doesn't want to start reliving those memories.
Savaş hakkında konuşmaktan kaçınıyor, çünkü o anıları **yeniden yaşamak** istemiyor.
Watching old home videos is like reliving the best moments of your life.
Eski ev videolarını izlemek, hayatının en güzel anlarını **yeniden yaşamak** gibidir.