"relived" in Turkish
Definition
Endişe veya stres yaşadıktan sonra rahatlama hissi duymak.
Usage Notes (Turkish)
'Felt relived' ifadesiyle genellikle endişe bittikten sonraki rahatlama anlatılır. 'Relive' ile karıştırmayın.
Examples
You must be relived that it's all sorted out now.
Artık her şey çözüldüğine göre sen de kesin **rahatlamışsındır**.
She felt relived after finding her lost keys.
Kayıp anahtarlarını bulunca **rahatlamış** hissetti.
I was relived when the exam was finally over.
Sınav nihayet bittiğinde ben **rahatlamıştım**.
We all felt relived to hear the good news.
İyi haberi duyunca hepimiz **rahatlamıştık**.
Honestly, I was so relived when the doctor said it was nothing serious.
Açıkçası, doktor ciddi bir şey olmadığını söylediğinde çok **rahatlamıştım**.
He seemed pretty relived once the storm had passed.
Fırtına geçince oldukça **rahatlamış** görünüyordu.