"relegated" in Turkish
Definition
Birinin ya da bir şeyin daha alt bir pozisyona veya daha az önemli bir konuma getirilmesi. Genellikle önem kaybı anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ortamlarda, işte, sporda veya statüde kullanılır. 'relegated to the background' arka planda bırakılmak anlamına gelir. Günlük konuşmada yaygın değildir.
Examples
He was relegated to a minor role in the project.
Projede **düşürüldü** ve daha küçük bir rol aldı.
The team was relegated to a lower division after losing the match.
Takım maçı kaybedince alt lige **düşürüldü**.
Her contributions were relegated to the background.
Katkıları **düşürüldü** ve arka plana atıldı.
After the new manager arrived, I felt relegated to the sidelines.
Yeni müdür gelince kendimi **düşürülmüş** ve kenarda hissettim.
Many traditions were relegated to history as society changed.
Toplum değiştikçe birçok gelenek **düşürüldü** ve tarihe karıştı.
Because of budget cuts, art classes were relegated to optional status.
Bütçe kesintileri nedeniyle sanat dersleri **düşürüldü** ve seçmeli oldu.