"rekindled" in Turkish
Definition
Sönmüş ya da azalmış duygu, ilişki veya tutkuların tekrar canlanması veya aktif hale gelmesi.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle duygular, ilişkiler veya ilgi için kullanılır ('rekindled romance', 'rekindled interest' gibi). Günlük konuşmada gerçek ateş için kullanılmaz. Resmiden nötr ortamlara uygundur.
Examples
After talking again, their friendship was rekindled.
Tekrar konuştuktan sonra, arkadaşlıkları **yeniden canlanmış** oldu.
Her love for painting was rekindled after visiting the art museum.
Sanat müzesini gezdikten sonra resim yapma sevgisi **yeniden alevlenmiş** oldu.
The team’s hope was rekindled by a last-minute goal.
Son dakikadaki gol takıma olan umutları **yeniden canlandırdı**.
Last weekend really rekindled our old friendship.
Geçen hafta sonu eski arkadaşlığımızı **yeniden canlandırdı**.
Their passion for travel was rekindled after watching that documentary.
O belgeseli izledikten sonra seyahat tutkuları **yeniden alevlendi**.
I thought the magic was gone, but last night it was rekindled.
Büyünün kaybolduğunu sanmıştım ama geçen gece **yeniden canlandı**.