"rejuvenated" in Turkish
Definition
Öncesine göre daha genç, enerjik veya dinlenmiş hissetmek ya da görünmek. Genellikle dinlenme, tatil veya olumlu bir değişimden sonra kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Feel rejuvenated', 'look rejuvenated' gibi kalıplarla genellikle dinlenme, tatil veya iyi bir değişimden sonra kullanılır. 'Refreshed'den daha kapsamlı ve etkili bir değişimi vurgular.
Examples
After a good night's sleep, she felt rejuvenated.
İyi bir gece uykusundan sonra kendini **gençleşmiş** hissetti.
The spa treatment left him rejuvenated and relaxed.
Spa tedavisi onu **tazelenmiş** ve rahat bırakmıştı.
She looked rejuvenated after her vacation.
Tatilden sonra **gençleşmiş** görünüyordu.
After changing careers, I felt completely rejuvenated.
Kariyerimi değiştirdikten sonra kendimi tamamen **yenilenmiş** hissettim.
A weekend in the mountains always leaves me rejuvenated.
Dağlarda geçirilen bir hafta sonu her zaman beni **tazelenmiş** yapar.
You look so rejuvenated—what's your secret?
Çok **gençleşmiş** görünüyorsun—sırrın ne?