"reigning" in Turkish
Definition
Şu anda gücü elinde bulunduran (kral, kraliçe, şampiyon gibi) veya şu anda baskın olan kişi ya da şey.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok spor ('reigning champion'), kraliyet ('reigning king') gibi unvanlarda kullanılır. Gündelik konuşmada nadiren geçer. 'Yağmur' anlamı yoktur.
Examples
She is the reigning chess champion.
O, **mevcut** satranç şampiyonu.
The reigning queen greeted her people from the balcony.
**Mevcut** kraliçe balkonundan halkını selamladı.
He wants to become the reigning champion next year.
Gelecek yıl **mevcut** şampiyon olmak istiyor.
Despite being the reigning champion, he stays humble and trains hard every day.
**Mevcut** şampiyon olmasına rağmen, alçakgönüllü kalıyor ve her gün çok çalışıyor.
The reigning fashion trend this season is bold colors and oversized jackets.
Bu sezonun **mevcut** moda trendi canlı renkler ve bol ceketler.
Rumors about the reigning king’s health spread quickly through the city.
**Mevcut** kralın sağlığıyla ilgili söylentiler şehirde hızla yayıldı.