"refute" in Turkish
Definition
Bir düşünceyi, iddiayı veya suçlamayı kanıt veya mantıklı argümanlarla yanlış olduğunu göstermek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ya da akademik ortamlarda kullanılır. Sadece inkâr etmek değil, kanıtla yanlışlamak anlamındadır. 'refute an allegation', 'refute a theory' gibi ifadelerle sık kullanılır.
Examples
She tried to refute the rumors about her.
O, hakkındaki dedikoduları **çürütmeye** çalıştı.
The scientist was able to refute the old theory with new data.
Bilim insanı, yeni verilerle eski teoriyi **çürütmeyi** başardı.
He failed to refute the accusation in court.
O, mahkemede suçlamayı **çürütemedi**.
It's hard to refute evidence when it's so clear.
Kanıtlar bu kadar açıkken onları **çürütmek** zor.
They quickly refuted all the claims in the article.
Makalede yer alan tüm iddiaları hızla **çürüttüler**.
If you can't refute the argument, maybe it's true.
Eğer bu argümanı **çürütemiyorsan**, belki de doğrudur.