"rectitude" in Turkish
Definition
Doğruluk, zor olsa bile daima ahlaki ilkelere ve dürüstlüğe bağlı kalmak anlamına gelir. Bir kişinin etik doğruluğunu ve güvenilir karakterini ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
‘Doğruluk’ daha çok resmi, akademik ya da yazılı dilde kullanılır. ‘Ahlaki doğruluk’ gibi tamlamalarla geçer; günlük konuşmada nadirdir. Katı ahlaki bağlılığı vurgular.
Examples
She is known for her rectitude at work.
İş yerinde **doğruluğu** ile tanınır.
His rectitude makes people trust him.
Onun **doğruluğu**, insanların ona güvenmesini sağlar.
We should always act with rectitude.
Her zaman **doğruluk** ile hareket etmeliyiz.
Her moral rectitude inspired those around her to do the right thing.
Onun ahlaki **doğruluğu**, çevresindekilere doğru olanı yapmaları için ilham verdi.
Politicians often talk about rectitude, but people want to see it in their actions.
Siyasetçiler sıkça **doğruluk** hakkında konuşur, ancak insanlar bunu davranışlarında görmek ister.
Even in the face of pressure, he showed incredible rectitude.
Baskı altında bile inanılmaz bir **doğruluk** gösterdi.