"recognizance" in Turkish
Definition
Mahkemeye belirli bir şeyi yapacağına dair verilen resmi söz, genellikle duruşmaya katılma sözü ve çoğunlukla para ödemeden serbest bırakılma durumlarında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Sadece resmi ve hukuki durumlarda kullanılır. “Kendi kefaletiyle serbest bırakılmak” gibi ifadelerde geçer; “bail” (paralı kefalet) ile karıştırılmamalı.
Examples
The judge released her on her own recognizance.
Yargıç, onu kendi **kefalet taahhüdüyle** serbest bıraktı.
He signed a recognizance to appear in court next month.
Mahkemeye gelecek ay katılacağına dair **kefalet taahhüdü**nü imzaladı.
She was let go on recognizance after the hearing.
Duruşmadan sonra kendisi **kefalet taahhüdüyle** serbest bırakıldı.
He promised to return for trial and was freed on recognizance.
Duruşa geri döneceğine söz verdi ve **kefalet taahhüdüyle** serbest bırakıldı.
After being questioned, she was allowed to leave on her own recognizance.
Sorgudan sonra kendi **kefalet taahhüdüyle** gitmesine izin verildi.
The court sometimes grants recognizance to first-time offenders instead of bail.
Mahkeme bazen ilk kez suç işleyenlere kefalet yerine **kefalet taahhüdü** verir.