"realistically" in Turkish
Definition
Durumun gerçeklerini ve pratiğini dikkate alarak bakmak ya da değerlendirmek.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla sınırları veya gerçekçi sonuçları anlatırken kullanılır; samimi konuşmalarda pek tercih edilmez.
Examples
Realistically, we only have an hour to finish this project.
**Gerçekçi olarak**, bu projeyi bitirmek için sadece bir saatimiz var.
Can we, realistically, expect everyone to agree?
**Gerçekçi olarak**, herkesin hemfikir olmasını bekleyebilir miyiz?
Realistically, moving to a new city can be difficult.
**Gerçekçi olarak**, yeni bir şehre taşınmak zor olabilir.
I’d love to travel this year, but realistically, I can’t afford it right now.
Bu yıl seyahat etmek isterim fakat **gerçekçi olarak** şu anda buna gücüm yetmiyor.
Realistically, your plan has some risks we need to consider.
**Gerçekçi olarak**, planında değerlendirmemiz gereken bazı riskler var.
You want to win the lottery, but realistically, that’s very unlikely.
Piyangoyu kazanmak istiyorsun ama, **gerçekçi olarak**, bu çok düşük bir ihtimal.