"real live" in Turkish
Definition
Bir şeyin gerçekten var olduğunu ve sahte ya da kurgu olmadığını vurgulamak için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde ismin önüne gelir ve şaşkınlık ya da heyecan katar. 'Real life' yani 'gerçek hayat' ile karıştırmayın.
Examples
He saw a real live snake in the garden.
Bahçede **tam anlamıyla canlı** bir yılan gördü.
This is a real live panda, not a toy.
Bu bir oyuncak değil, **gerçek bir** panda.
We met a real live astronaut at school.
Okulda **gerçek** bir astronotla tanıştık.
There were real live camels walking down the street during the parade.
Geçit töreninde sokaktan **canlı** develer geçti.
I can't believe I just shook hands with a real live movie star.
Bir **gerçek** film yıldızıyla el sıkıştığıma inanamıyorum.
He brought a real live chicken to the meeting as a joke.
Şaka amaçlı toplantıya **canlı** bir tavuk getirdi.