"ravin" in Turkish
Definition
Su kenarı dik ve derin, genellikle akarsu ile oluşmuş dar vadi ya da çukur alandır.
Usage Notes (Turkish)
'Yar' ve 'dere' daha çok edebi veya coğrafi betimlemelerde geçer; günlük konuşmada eş anlamlıları da kullanılabilir.
Examples
The river cut a ravin through the forest.
Nehir ormanın içinden bir **yar** açtı.
A bridge crosses the deep ravin.
Bir köprü derin **yar**ın üzerinden geçiyor.
We saw foxes running in the ravin.
**Yar**da tilkiler koşarken gördük.
After the storm, the small creek turned into a raging ravin.
Fırtınadan sonra, küçük dere öfkeli bir **yar**a dönüştü.
Climbers avoided the dangerous ravin near the trail.
Dağcılar patika yakınındaki tehlikeli **yar**dan uzak durdular.
You can sometimes hear an echo if you shout into a ravin.
Bazen bir **yar**a bağırırsan yankı duyabilirsin.