"rapacious" in Turkish
Definition
Bir şey için aşırı ve doyumsuz bir istek gösteren, özellikle para, güç veya yiyecek konusunda açgözlü, fırsatçı kişi veya kurum.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve eleştirel metinlerde kullanılır. Hafif açgözlülüğe değil, zalimce veya istismar edici tutumlara işaret eder. 'Rapacious appetite', 'rapacious landlords' ifadelerinde sık geçer.
Examples
The rapacious businessman cared only about profit.
Bu **açgözlü** işadamı sadece kârı önemsiyordu.
Some animals have a rapacious hunger after winter.
Bazı hayvanlarda kıştan sonra **açgözlü** bir açlık oluşur.
The company’s rapacious policies upset many workers.
Şirketin **açgözlü** politikaları birçok çalışanı kızdırdı.
That landlord is notorious for his rapacious rent increases every year.
O ev sahibi her yıl **açgözlü** kira artışlarından kötü ün yapmıştır.
People called the pirates rapacious because they took whatever they wanted.
İnsanlar, istediklerini almakta zorlanmayan korsanlara **yağmacı** diyorlardı.
Her rapacious ambition drove her to outdo everyone at the company, no matter the cost.
Onun **açgözlü** hırsı, şirkette herkesi geçmeye sevk etti, ne pahasına olursa olsun.