"rants" in Turkish
Definition
Birinin aşırı duygusal veya öfkeli bir şekilde, uzun süre şikayet etmesi ya da konuşması.
Usage Notes (Turkish)
'Rants' gayri resmi ve çoğunlukla olumsuz bir anlam taşır. 'go on a rant', 'rant about' ile birlikte kullanılır; kısa şikayetten ziyade uzun ve duygusal konuşma için uygundur.
Examples
She often rants about the traffic in the city.
O, şehirdeki trafikten sık sık **söylenir**.
His long rants made everyone tired.
Onun uzun **söylenmeleri** herkesi yordu.
I ignored his rants about the new rules.
Yeni kurallar hakkındaki onun **uzun yakınmalarını** görmezden geldim.
My dad's rants about technology are hilarious but never-ending.
Babamın teknolojiyle ilgili **söylenmeleri** komik ama hiç bitmiyor.
Social media is full of people's rants these days.
Sosyal medya artık insanların **söylenmeleriyle** dolu.
I didn't mean to hear her rants—the walls are just really thin!
Onun **söylenmelerini** duymak istemedim—duvarlar gerçekten ince!