Herhangi bir kelime yazın!

"racketeer" in Turkish

şantajcıçete üyesi

Definition

Tehdit veya dolandırıcılıkla yasa dışı işler yaparak para kazanan kişi, genellikle organize suç örgütleriyle bağlantılıdır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle hukuk, polis ve haberlerde geçer; günlük konuşmada pek kullanılmaz. 'Çete üyesi', 'mafya', 'organize suç' ile bağlantılıdır.

Examples

The police arrested the racketeer last night.

Polis dün gece **şantajcıyı** tutukladı.

A racketeer often uses threats to get money from people.

Bir **şantajcı** insanlardan para almak için sık sık tehdit kullanır.

The judge sentenced the racketeer to 10 years in prison.

Hakim, **şantajcıyı** 10 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Rumor has it the new business owner is a racketeer.

Söylentiye göre yeni iş yeri sahibi bir **şantajcı**ymış.

No one in town dared to confront the powerful racketeer.

Kasabada hiç kimse güçlü **şantajcıya** karşı gelmeye cesaret edemedi.

It turned out the charity was just a front for a group of racketeers.

Meğerse yardım kuruluşu, bir grup **şantajcı** için sadece paravanmış.