"putrefied" in Turkish
Definition
Tamamen çürümüş veya bozulmuş, genellikle kötü bir koku yayan şeyler için kullanılır; özellikle yiyecekler veya ölü bedenler için geçerlidir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada nadir kullanılır; daha çok bilimsel, adli ya da dramatik anlatımlarda tercih edilir.
Examples
The meat had putrefied after being left out for days.
Et, günlerce dışarıda bırakıldığı için **çürümüş**.
A putrefied apple smells very bad.
**Çürümüş** bir elma çok kötü kokar.
We found a putrefied leaf in the garden.
Bahçede **çürümüş** bir yaprak bulduk.
By the time authorities arrived, the body was already putrefied.
Yetkililer geldiğinde ceset zaten **çürümüş** durumdaydı.
You could tell from the odor that something putrefied was in the trash.
Kokudan anlaşılmıştı ki çöp kutusunda **çürümüş** bir şey vardı.
After the flood, a lot of the vegetables in the field became putrefied.
Sel baskınından sonra, tarladaki birçok sebze **çürümüş** durumdaydı.