Herhangi bir kelime yazın!

"put your cards on the table" in Turkish

kartlarını açık oynamakaçıkça konuşmak

Definition

Önemli konularda tüm düşünce ve niyetlerini dürüstçe ifade etmek, hiçbir şeyi gizlememek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle pazarlık, ilişki veya önemli bir tartışmada kullanılır. Tam dürüstlük ve netlik ifade edilir. Hem resmi hem gayriresmî ortamlarda tercih edilir.

Examples

It's time to put your cards on the table and tell us what you really think.

Artık **kartlarını açık oynamanın** ve gerçekten ne düşündüğünü söylemenin zamanı geldi.

Let's put our cards on the table and solve this issue together.

Haydi **kartlarımızı açık oynayalım** ve bu sorunu birlikte çözelim.

Before we continue, can you put your cards on the table?

Devam etmeden önce, **kartlarını açık oynar mısın**?

If everyone puts their cards on the table, we can finally reach an agreement.

Herkes **kartlarını açık oynarsa**, nihayet bir anlaşmaya varabiliriz.

She finally decided to put her cards on the table about how she feels at work.

Sonunda işteki duygularını **kartlarını açık oynayarak** anlatmaya karar verdi.

Look, let's just put our cards on the table—are you in or out?

Bak, hadi **kartlarımızı açık oynayalım**—var mısın yok musun?