Herhangi bir kelime yazın!

"put your affairs in order" in Turkish

işlerini düzene koymak

Definition

Önemli bir değişiklikten önce veya bir şey olma ihtimaline karşı kişisel, maddi ve hukuki işlerini düzenli ve hazır hale getirmek.

Usage Notes (Turkish)

Bu ifade ciddi veya resmi durumlardaki hazırlıkları anlatır, genellikle hastalık, yaşlılık veya hukuki işlemler öncesi kullanılır; günlük düzenleme için söylenmez.

Examples

The lawyer advised him to put his affairs in order.

Avukat ona **işlerini düzene koymasını** tavsiye etti.

If you travel for a long time, you should put your affairs in order first.

Uzun süre seyahat edeceksen, önce **işlerini düzene koymalısın**.

Before his surgery, he decided to put his affairs in order.

Ameliyattan önce, **işlerini düzene koymaya** karar verdi.

After the diagnosis, she realized she needed to put her affairs in order just in case.

Teşhisten sonra, herhangi bir duruma karşı **işlerini düzene koyması** gerektiğini fark etti.

His family urged him to put his affairs in order after his health started to decline.

Sağlığı bozulmaya başlayınca ailesi ona **işlerini düzene koymasını** söyledi.

It's never too early to put your affairs in order, even if you feel perfectly healthy.

Kendini çok sağlıklı hissetsen bile, **işlerini düzene koymak** için asla çok erken değildir.