"put into" in Turkish
Definition
Bir şeyi başka bir şeyin içine koymak veya bir şeye zaman, emek ya da para harcamak.
Usage Notes (Turkish)
'put into' hem fiziksel olarak bir şeyi bir yere koymak için hem de soyut olarak emek veya kaynak harcamak için kullanılabilir. 'put into practice', 'put into action' gibi ifadelerle sıkça birleştirilir.
Examples
She put the keys into her bag.
Anahtarları **çantasına koydu**.
Can you put the milk into the fridge?
Sütü **buzdolabına koyar mısın**?
He put money into his savings account every month.
Her ay tasarruf hesabına **para koyar**.
She really put a lot of work into planning the event.
Etkinliği planlarken gerçekten **çok emek harcadı**.
It takes time to put new ideas into practice.
Yeni fikirleri **hayata geçirmek** zaman alır.
I wish I could put my feelings into words.
Keşke duygularımı **kelimelere dökebilsem**.