Herhangi bir kelime yazın!

"put in a box" in Turkish

kutunun içine koymakkalıba sokmak (mecazi)

Definition

Bir şeyi kutunun içine yerleştirmek. Mecazi anlamda bir kişiyi veya durumu sınırlı bir şekilde değerlendirmek demektir.

Usage Notes (Turkish)

Fiziksel olarak bir şeyi kutuya koymak anlamında veya mecazi olarak insanları veya olayları belli bir kalıba sığdırmak için kullanılır. Resmî yazışmalarda doğrudan kullanılmaz; 'kategorize etmek' daha uygun olur.

Examples

Please put the toys in a box after you finish playing.

Oynaman bitince lütfen oyuncakları **kutunun içine koy**.

She put the cake in a box to take it home.

Eve götürmek için pastayı **kutunun içine koydu**.

You can put your old photos in a box for storage.

Eski fotoğraflarını saklamak için **kutunun içine koyabilirsin**.

Don’t put me in a box—I have many interests, not just one.

Beni **kalıba sokma**—birçok ilgim var, sadece bir tane değil.

It’s unfair to put all teenagers in a box; everyone is unique.

Tüm gençleri **bir kalıba sokmak** adil değil; herkes benzersizdir.

People often put artists in a box, but creativity has no limits.

İnsanlar genellikle **sanatçıları kalıba sokar**, ama yaratıcılığın sınırı yoktur.