"push together" in Turkish
Definition
Birden fazla nesneyi ellerinizle kuvvet uygulayarak birbirine yaklaştırmak.
Usage Notes (Turkish)
Sadece fiziksel nesneler için kullanılır; insanlar ya da soyut kavramlar için uygun değildir. 'Sandalyeleri yaklaştıralım' gibi cümlelerde geçer.
Examples
Let's push together the desks so we can work in a group.
Grupla çalışabilmemiz için masaları **yaklaştıralım**.
She pushed together the puzzle pieces to finish the picture.
Resmi bitirmek için bulmaca parçalarını **bir araya itmişti**.
Can you push together the chairs, please?
Sandalyeleri **yaklaştırabilir misin** lütfen?
After dinner, we pushed together the tables to play cards.
Akşam yemeğinden sonra kağıt oynamak için masaları **yaklaştırdık**.
The kids pushed together their toy cars to make a long train.
Çocuklar oyuncak arabalarını **bir araya itip** uzun bir tren yaptılar.
Let’s push together all the couches to make more space for dancing.
Dans etmek için daha fazla yer açmak adına tüm koltukları **bir araya itelim**.