"push past" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi nazikçe ya da kararlı şekilde iteleyerek geçmek. Zorlukları aşmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kaba bir tavır değil, sadece gerekli bir kararlılık anlamı taşır. Hem fiziksel hem de mecazi geçişler için kullanılır.
Examples
He had to push past the crowd to reach the door.
Kapıya ulaşmak için kalabalığı **iteleyerek geçmek** zorunda kaldı.
Please don't push past people on the train.
Lütfen trende insanların **önünden iterek geçmeyin**.
She pushed past her doubts and spoke up.
Şüphelerini **aşıp** konuştu.
I had to push past my nerves before my interview.
Mülakatımdan önce heyecanımı **aşmam** gerekti.
Do you mind if I push past? I'm in a hurry.
Aceba **iteleyerek geçmem** sorun olur mu? Acelem var.
Sometimes you have to push past setbacks to achieve your goals.
Bazen hedeflerine ulaşmak için aksilikleri **aşmak** gerekir.