"pursuer" in Turkish
Definition
Takipçi, birini ya da bir şeyi yakalamak veya ulaşmak amacıyla aktif olarak peşinden giden kişidir.
Usage Notes (Turkish)
‘Takipçi’, resmi ve genellikle hikâye, yasa veya kovalamaca gibi durumlarda kullanılır. Sadece istemek değil, aktif şekilde peşinden gitmek anlamına gelir.
Examples
The police chased the pursuer through the streets.
Polis, **takipçiyi** sokaklarda kovaladı.
The rabbit escaped its pursuer quickly.
Tavşan, **takipçisinden** çabucak kaçtı.
The pursuer finally gave up the chase.
**Takipçi** sonunda kovalamacadan vazgeçti.
He looked over his shoulder to see if his pursuer was still behind him.
Omzunun üzerinden bakıp **takipçisinin** hâlâ arkasında olup olmadığını gördü.
The pursuer in the story was relentless and never gave up hope.
Hikayedeki **takipçi**, yılmazdı ve asla umudunu kaybetmedi.
In the race for success, he saw himself as the pursuer, always striving for more.
Başarı yarışında kendini hep daha fazlası için çabalayan bir **takipçi** olarak gördü.