Herhangi bir kelime yazın!

"purifying" in Turkish

arındırıcı

Definition

Bir şeyi zararlı maddelerden veya safsızlıklardan arındırıp temiz ve saf hale getirme işlemi. Hava, su, duygular veya düşünceler için de kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'su arındırıcı', 'hava arındırıcı', 'arındırma süreci', 'arındırıcı ritüel' gibi ifadelerle kullanılır. Hem gerçek (fiziksel) hem de mecazi (duygusal, ruhsal) anlamda kullanılabilir.

Examples

The purifying machine makes the water safe to drink.

**Arındırıcı** makine suyu içilebilir hale getiriyor.

They are purifying the air in the building.

Bina içindeki havayı **arındırıyorlar**.

The river needs purifying before fish can live there again.

Nehirde tekrar balıklar yaşayabilmeden önce nehrin **arındırılması** gerekiyor.

Yoga can be a purifying experience for both mind and body.

Yoga hem zihin hem de beden için **arındırıcı** bir deneyim olabilir.

She believes in purifying her thoughts every morning through meditation.

Her sabah meditasyonla düşüncelerini **arındırmaya** inanıyor.

Burning sage is a purifying ritual in many cultures.

Adaçayı yakmak birçok kültürde **arındırıcı** bir ritüeldir.