Herhangi bir kelime yazın!

"puree" in Turkish

püre

Definition

Meyve, sebze veya başka malzemelerin tamamen pürüzsüz olana kadar ezilip karıştırılmasıyla yapılan yumuşak yiyecek. Bebek mamalarında, çorbalarda ve soslarda sıklıkla kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Bebek mamalarında, çorbalarda ve soslarda yaygın. "Kabak püresi" gibi sık kullanılır. "Ezme"ye göre daha pürüzsüz bir yapısı vardır.

Examples

She made carrot puree for the baby.

Bebek için havuç **püresi** yaptı.

Add some puree to thicken the soup.

Çorbayı koyulaştırmak için biraz **püre** ekle.

This apple puree is very sweet.

Bu elma **püresi** çok tatlı.

Can you puree the tomatoes for the sauce?

Sos için domatesleri **püre** yapabilir misin?

I love pumpkin puree in my pie filling.

Turta iç harcında balkabağı **püresi**ni çok severim.

The chef used beet puree to decorate the plate.

Şef tabağı süslemek için pancar **püresi** kullandı.