Herhangi bir kelime yazın!

"pulsatile" in Turkish

nabız gibi atanatımlı

Definition

Düzenli bir ritimle atan, hareket eden veya değişen şeyleri tanımlar. Genellikle tıbbi veya bilimsel alanlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok tıbbi terimlerde ve bilimsel yazılarda ('nabız gibi atan akış'), günlük konuşmada çok ender kullanılır.

Examples

The doctor noticed a pulsatile mass in the patient's neck.

Doktor, hastanın boynunda **nabız gibi atan** bir kitle fark etti.

A pulsatile flow is observed in healthy arteries.

Sağlıklı arterlerde **atımlı** akış gözlemlenir.

She described her headache as pulsatile, coming in waves.

Baş ağrısını **nabız gibi atan**, dalgalar halinde gelen olarak tarif etti.

The machine mimics a pulsatile motion, just like a beating heart.

Makine, atan kalp gibi **nabız gibi atan** bir hareketi taklit ediyor.

Blood pumps through our veins in a pulsatile manner rather than continuously.

Kanımız damarlarımızdan **atımlı** şekilde, kesintisiz değil, akar.

If you feel a pulsatile ringing in your ear, you should tell your doctor.

Kulağında **nabız gibi atan** bir çınlama hissedersen, doktora söylemelisin.