"publicizing" in Turkish
Definition
Bir şeyi insanlara bildirerek herkesin haberdar olmasını sağlamak; genellikle medya veya reklam yoluyla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle etkinlik, ürün veya haber gibi konuları duyurmak için kullanılır. 'publicizing a new book' gibi ifadelerde geçer; asıl amaç satış değil, bilgi yaymaktır.
Examples
The company is publicizing its new phone with ads on TV.
Şirket televizyon reklamlarıyla yeni telefonunu **duyuruyor**.
We are publicizing the event on social media.
Etkinliği sosyal medyada **duyuruyoruz**.
She is publicizing her new book to attract readers.
Yeni kitabını okuyucu çekmek için **tanıtıyor**.
He spent weeks publicizing the concert to make sure people wouldn’t miss it.
Kimsenin konseri kaçırmaması için haftalarca **duyurdu**.
There's no point in organizing an event if you aren't publicizing it well.
Eğer iyi **duyurmuyorsanız** etkinlik düzenlemenin anlamı yok.
They got a lot of attention after publicizing their research results.
Araştırma sonuçlarını **duyurduktan** sonra çok ilgi gördüler.