"prosaic" in Turkish
Definition
Yaratıcılıktan uzak, sıradan ve heyecansız şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok 'sıradan hayat', 'sıkıcı açıklama' gibi ifadelerde geçer. Resmi ve hafif olumsuz bir anlama sahiptir. Kişiler yerine kavramlar veya deneyimler için daha uygundur.
Examples
The explanation he gave was very prosaic.
Verdiği açıklama çok **sıradandı**.
Her approach to life is quite prosaic.
Hayata bakışı oldukça **sıradan**.
The room had a prosaic design, nothing special.
Odanın tasarımı **sıradandı**, özel bir şey yoktu.
Despite his talent, his poetry often feels prosaic.
Yetenekli olmasına rağmen, şiirleri çoğu zaman **sıradan** gelir.
Some people prefer a prosaic routine over adventure.
Bazı insanlar maceradan çok **sıradan** bir rutini tercih eder.
The movie was beautiful to look at, but the story was a little prosaic.
Film görsel olarak güzeldi ama hikaye biraz **sıradandı**.