Herhangi bir kelime yazın!

"promised land" in Turkish

vaadedilmiş toprakhayal edilen yer

Definition

Umut, özgürlük ve fırsat sunan, genellikle hedef veya hayal olarak görülen yer veya durum. Dini olarak, İncil’de Allah’ın İsrailoğullarına vaat ettiği topraklardır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle başarıya, fırsata veya zorluktan kaçışa işaret etmek için mecaz anlamda kullanılır. Dini anlamda büyük harf, mecazi kullanımlarda küçük harfle yazılır. Hem fiziksel yerler hem de yaşam durumları için kullanılabilir.

Examples

Many people see America as the promised land.

Birçok insan Amerika'yı **vaadedilmiş toprak** olarak görür.

The Bible says the Israelites traveled to the promised land.

İncil'e göre İsrailoğulları **vaadedilmiş toprak** için yola çıktı.

He left his hometown in search of his own promised land.

Kendi **hayal edilen yerini** bulmak için memleketinden ayrıldı.

After years of hard work, she finally reached her promised land—a life of stability and happiness.

Yıllarca çalıştıktan sonra sonunda kendi **hayal edilen yerine**—istikrarlı ve mutlu bir hayata—ulaştı.

To many, winning the green card lottery is the ticket to their promised land.

Birçok kişi için green card piyangosunu kazanmak onların **hayal edilen yerine** giriş bileti.

The refugees crossed borders, each hoping to find their own promised land beyond the horizon.

Mülteciler sınırları geçerken her biri kendi **hayal edilen yerini** ufkun ötesinde bulmayı umuyordu.