"prognostication" in Turkish
Definition
Bilgi veya analizlere dayanarak gelecekte olacaklar hakkında yapılan resmi veya ciddi tahmin ya da kehanettir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmalarda nadiren kullanılır; daha çok resmi ya da akademik ortamlarda, örneğin hava durumu, ekonomi veya falcılıkla ilgili tahminlerde kullanılır.
Examples
The expert's prognostication was that the storm would arrive by nightfall.
Uzmanın **kehaneti** fırtınanın akşama kadar geleceği yönündeydi.
His prognostication surprised everyone at the meeting.
Onun **kehaneti** toplantıdaki herkesi şaşırttı.
The weather report gave a gloomy prognostication for the weekend.
Hava raporunda hafta sonu için kasvetli bir **kehanet** sunuldu.
Financial prognostications are rarely one hundred percent accurate.
Finansal **kehanetler** nadiren yüzde yüz doğru olur.
Despite all the expert prognostications, nobody saw such rapid change coming.
Tüm uzman **kehanetlerine** rağmen, kimse bu kadar hızlı bir değişim beklemiyordu.
People often seek prognostications about their future from astrologers.
İnsanlar sık sık astrologlardan geleceklerine dair **kehanetler** isterler.