"prodigal" in Turkish
Definition
Parasını veya kaynaklarını düşüncesizce savuran kişi ya da evden ayrılıp her şeyini kaybettikten sonra geri dönen kişiyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Resmi veya edebi dille kullanılır; genellikle 'the prodigal son' (Kayıp Oğul) ifadesinde geçer. Küçük harcamalar için değil, büyük israf veya geri dönüş için kullanılır.
Examples
The prodigal man spent all his money on parties.
O **müsrif** adam tüm parasını partilere harcadı.
His prodigal lifestyle left him with nothing.
Onun **müsrif** yaşam tarzı onu elde avuçta bir şeysiz bıraktı.
The father welcomed his prodigal son back home.
Baba, **kayıp** oğlunu eve tekrar kabul etti.
After years of being prodigal, she learned to save and invest well.
Yıllarca **müsrif** davrandıktan sonra, tasarruf yapmayı ve yatırım yapmayı öğrendi.
It's not easy for a prodigal spender to change overnight.
Bir **müsrif**in bir gecede değişmesi kolay değildir.
Some people call him the prodigal genius of the art world.
Bazıları ona sanat dünyasının **müsrif** dahisi diyor.