Herhangi bir kelime yazın!

"proactive" in Turkish

proaktifönleyici

Definition

Sorunlar ortaya çıkmadan veya istenilmeden önce harekete geçmek, sadece olaylara tepki vermek yerine.

Usage Notes (Turkish)

İş dünyasında ve kişisel gelişimde sıkça geçer. 'Be proactive' tavsiyesi yaygındır. Zıttı 'reaktif'tir. 'approach', 'attitude', 'step' ile kullanılır. 'Take the initiative'den daha resmî bir ifadedir.

Examples

Try to be proactive at work to solve problems before they start.

Sorunlar başlamadan çözebilmek için işte **proaktif** olmaya çalış.

He took a proactive role in the meeting and suggested new ideas.

Toplantıda **proaktif** bir rol üstlendi ve yeni fikirler sundu.

Being proactive helps you control your future, not just react to it.

**Proaktif** olmak, sadece tepki vermek yerine geleceğini kontrol etmene yardımcı olur.

She’s always proactive about learning new skills before she needs them.

Yeni becerileri öğrenmek konusunda her zaman **proaktif**tir, ihtiyacı olmadan önce hazır olur.

A proactive approach can prevent a lot of stress down the road.

**Proaktif** bir yaklaşım, ileride çok fazla stresi önleyebilir.

If you're more proactive, your boss will notice your efforts.

Daha **proaktif** olursan, patronun çabalarını fark edecektir.