"prize" in Turkish
ödül
Definition
Ödül, yarışma, oyun veya çekilişte başarılı olana verilen hediye, para ya da başka bir ödüldür.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla yarışmalarla ilgilidir: 'win a prize', 'first prize', 'prize money'. 'Price' (fiyat) ile karıştırmayın.
Examples
She won a prize at school.
O, okulda bir **ödül** kazandı.
The prize was a new bike.
**Ödül** yeni bir bisikletti.
He got first prize in the art contest.
Sanat yarışmasında birinci **ödül**ü aldı.
The cash prize isn’t huge, but it’s still worth entering.
Nakit **ödül** büyük değil ama katılmaya değer.
I didn’t expect to win a prize, so this was a nice surprise.
Bir **ödül** kazanmayı beklemiyordum, bu yüzden hoş bir sürpriz oldu.
They’re offering a prize for the best team name.
En iyi takım ismi için bir **ödül** veriyorlar.