"prevailed" in Turkish
Definition
Bir mücadele veya çaba sonucunda galip gelmek ya da bir durum içinde en yaygın veya baskın olan olmak.
Usage Notes (Turkish)
'Üstün gelmek' veya 'galip gelmek' resmi ve çaba, mücadele gerektiren durumlarda kullanılır; spor oyunlarında basit kazanma anlamı için 'kazanmak' tercih edilir. Gelenek fikirlerin baskınlığı için de uygundur.
Examples
Justice finally prevailed in the end.
Sonunda adalet **üstün geldi**.
After hours of discussion, her opinion prevailed.
Saatler süren tartışmadan sonra onun görüşü **galip geldi**.
Peace prevailed throughout the country last year.
Geçen yıl boyunca ülkede barış **hakim oldu**.
Despite the challenges, hope prevailed among the people.
Zorluklara rağmen halk arasında umut **üstün geldi**.
Common sense prevailed and they canceled the trip due to bad weather.
Sağduyu **üstün geldi** ve kötü hava nedeniyle geziyi iptal ettiler.
In the debate, cooler heads prevailed and the argument ended peacefully.
Tartışmada sağduyulu olanlar **galip geldi** ve tartışma barışçıl sona erdi.