"presumes" in Turkish
Definition
Kesin bir kanıt olmadan bir durumu doğru kabul etmek ya da varsaymak. Bazen bir şeyi sorgulamadan kabullenmek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ve akademik metinlerde kullanılır. Yeterli kanıt yokken bir şeyi doğru kabul ediyorsanız kullanılır. 'presume innocent', suç kesinleşene kadar masum kabul etmek anlamındadır. Eleştirel bir anlam da taşıyabilir.
Examples
She presumes he will come to the party.
O, onun partiye geleceğini **varsayıyor**.
The law presumes everyone is innocent until proven guilty.
Hukuk, herkesin suçlu olduğu kanıtlanana kadar **masum olduğunu varsayar**.
He presumes too much about her feelings.
O, onun duyguları hakkında fazla **varsayımda bulunuyor**.
Don’t just presume you know the answer—check it first.
Cevabı bildiğini **varsayma**, önce kontrol et.
She always presumes she's right, even when she isn't.
O, yanlış olsa bile her zaman haklı olduğunu **varsayar**.
If no one objects, I’ll presume we all agree.
Kimse itiraz etmezse, hepimizin hemfikir olduğunu **varsayacağım**.