"presume on" in Turkish
Definition
Birinin iyiliği, güveni veya cömertliğinden gereğinden fazla yararlanmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da yarı-resmi bağlamda kullanılır. Yaygın kalıp: 'presume on someone's generosity/help.' 'Assume' (varsaymak) ile karıştırmayın.
Examples
You should not presume on her kindness.
Onun iyiliğine **fazla güvenmemelisin**.
He presumed on their friendship and asked for a big favor.
Onların dostluğunu **kötüye kullandı** ve büyük bir iyilik istedi.
Don’t presume on my help next time.
Gelecek sefer yardımımı **fazla bekleme**.
I hope I didn’t presume on your patience by taking so long.
Bu kadar zaman harcayarak sabrına **fazla güvenmedim** umarım.
She tends to presume on the goodwill of her colleagues.
O, genellikle meslektaşlarının iyi niyetinden **fazla yararlanır**.
I don’t want to presume on your generosity, but could you lend me your car again?
Cömertliğinden **fazla yararlanmak istemiyorum** ama arabayı yine ödünç verebilir misin?