"press forward with" in Turkish
Definition
Bir iş ya da plan zorluklara rağmen sürdürülmeye veya ilerletilmeye devam edilmesi.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve iş ortamlarında sıkça kullanılır; projeler veya planlarda ısrar ve devam anlamı taşır. Fiziksel hareket ifade etmez.
Examples
We decided to press forward with the new project despite the challenges.
Tüm zorluklara rağmen yeni projeyi **ilerletmeye** karar verdik.
The company will press forward with its expansion plans next year.
Şirket, gelecek yıl genişleme planlarını **sürdürmeye** devam edecek.
Even after the setback, they pressed forward with their research.
Başarısızlığa rağmen araştırmalarını **ilerletmeye** devam ettiler.
Despite the budget cuts, management decided to press forward with their plans.
Bütçe kesintilerine rağmen yönetim, planlarını **sürdürmeye** karar verdi.
We can't wait any longer; let's press forward with the launch.
Daha fazla bekleyemeyiz; hadi lansmanı **ilerletelim**.
Even with all the setbacks, she had the determination to press forward with her vision.
Tüm aksaklıklara rağmen, vizyonunu **ilerletme** kararlılığı vardı.