"preside" in Turkish
Definition
Bir toplantı, tören veya organizasyonu yönetmek ve düzenli ilerlemesini sağlamak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi toplantı, konferans veya törenlerde kullanılır. 'preside over a meeting' ifadesi bir toplantının başkanlığını yapmayı anlatır. Gündelik buluşmalarda tercih edilmez.
Examples
Our manager always knows how to preside over tough discussions.
Yöneticimiz zorlu tartışmalara **başkanlık etmeyi** her zaman iyi bilir.
She will preside over the next board meeting.
Bir sonraki yönetim kurulu toplantısına **başkanlık edecek**.
The judge will preside at the trial tomorrow.
Hakim, yarınki duruşmaya **başkanlık edecek**.
Who will preside over the graduation ceremony?
Mezuniyet törenine kim **başkanlık edecek**?
As chairperson, it's my job to preside and keep things on track.
Başkan olarak, işleri düzenlemek için **başkanlık etmek** benim görevim.
Dr. Kim was honored to preside at the annual awards dinner.
Dr. Kim, yıllık ödül yemeğine **başkanlık etmekten** onur duydu.