"preordained" in Turkish
Definition
Bir şey önceden belirlenmişse, genellikle kader veya yüksek bir güç tarafından daha önce karara bağlanmış ve değiştirilemez anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
"Preordained" kelimesi genellikle resmî, felsefi veya dini konuşmalarda kullanılır ve değiştirilemez kader veya yazgıyı ima eder. Gündelik kullanımda nadirdir. 'Preordained outcome' – 'önceden belirlenmiş sonuç', 'preordained path' – 'yazgısı çizilmiş yol' anlamına gelir.
Examples
Some people believe that their lives are preordained.
Bazı insanlar hayatlarının **önceden belirlenmiş** olduğuna inanır.
They felt that the meeting was preordained.
Buluşmanın **önceden yazılmış** olduğunu hissettiler.
The story describes a hero following his preordained fate.
Hikaye, bir kahramanın kendi **önceden belirlenmiş** kaderini takip etmesini anlatır.
Was it just luck, or was this all preordained?
Bu sadece şans mıydı, yoksa her şey **önceden belirlenmiş** miydi?
He talked as if every success was preordained and nothing could ever go wrong.
Her başarının **önceden belirlenmiş** ve hiçbir şeyin ters gidemeyeceğini düşünüyormuş gibi konuştu.
Their paths crossed so many times, it almost felt preordained.
Yolları o kadar çok kesişti ki, neredeyse **önceden yazılmış** gibiydi.