Herhangi bir kelime yazın!

"preoccupied" in Turkish

dalgındüşünceli

Definition

Bir konuya öyle dalmış olmak ki, etrafında olanları fark etmemek veya başka şeylere odaklanamamak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle nötr veya hafif resmi ortamlarda kullanılır. 'dalgın görünmek', 'bir şeyle meşgul olmak' gibi kalıplarda geçer. Kafa yorgunluğu veya kaygıyla dikkat dağılmasını ifade eder.

Examples

He seemed preoccupied during the meeting.

Toplantı sırasında çok **dalgın** görünüyordu.

She was too preoccupied to notice the phone ringing.

O kadar **dalgındı** ki, telefonun çaldığını fark etmedi.

Why are you so preoccupied today?

Bugün neden bu kadar **dalgınsın**?

I tried talking to her, but she was completely preoccupied with her thoughts.

Onunla konuşmaya çalıştım ama tamamen düşüncelerine **dalmıştı**.

Don’t be so preoccupied—just enjoy the party!

Bu kadar **dalgın** olma, partinin tadını çıkar!

He gets so preoccupied with work that he forgets to eat.

İşe o kadar **dalgın** dalıyor ki yemek yemeyi unutuyor.